Bilirsiniz, Avustralyalı’lar durup durup yeni bir spor icat etmeleri ile ünlüdürler. Amerikalılar’ın da onlardan çok aşağı kaldığını söyleyemeyiz. Özellikle de Kaliforniyalı’ların.

İşte tente sörfü de Kaliforniyalılar’ın icat ettikleri ilginç sporlardan biri.

Tente sörfü yapmak için ihtiyacınız olan bol dalgalı bir deniz değil. Sörf tahtası da değil.

İhtiyacınız olan sadece mavi bir tente ve bir kaykay (ya da paten). Nasıl mı?

İşte böyle.


Daha yüksek görüntü kaliteli versiyonu için: http://www.youtube.com/watch?v=t6-vb20srZI

Geçmişi çok eskilere dayanan kanoculuk, son yıllarda özellikle Amerika ve Avustralya’da outrigger yarışları adı altında oldukça popüler bir spor dalı haline geldi.

Outrigger kanolar, Pasifik Okyanusu’nda 1000′lerce minik adadan oluşan Polonezya bölgesinin geleneksel ulaşım ve balıkçılık aracı. Bu özel kanoların sıradan kanolardan en büyük farkı ise dalgalı denizde alabora olmalarını engelleyen outrigger adı verilen denge düzeneği.

aa

Yerlilerin Kullandığı Outrigger Kano

Son yıllarda International Polynesian Canoe Federation (IPCF) yani Uluslararası Polonezya Kano Federasyonu çatısı altında düzenlenen organizasyonlarla  dünyanın çeşitli yerlerine yayılmakta olan outrigger kanoculuk adrenalin dolu bir spor dalı.

2 – 12 kişiden oluşan takımların mücadele ettiği bir takım sporu olması yanı sıra outrigger aynı zamanda bireysel olarak da yapılabilen bir spor.

Göller ya da nehirlerde de yapılabilen outrigger’ın en mücadeleci yarışları ise hiç şüphesiz açık denizlerde ve okyanuslarda yapılanları. Çoğu zaman 25 kişiye varan ekiplerle yapılan açık deniz/okyanus maraton outrigger yarışlarını bayraklı koşu yarışlarına benzetebiliriz. Bu denli uzun mesafe ve dalgalı sularda yapılan maraton yarışlarında 20 – 30 dakikada bir değişim noktaları belirlenmekte, bu noktalarda bekleyen takım üyeleri ile kanolarda yer alan yorgun sporcular yer değiştirmektedir.

aaaaaa

Modern Outrigger Yarışları

Son derece sıkı bir kondüsyon ve takım oyunu gerektiren outrigger kanoculukta, sporcular yaş ve cinsiyetlerine göre farklı kategori ve disiplinlerde mücadele vermektedirler.

İşte adrenalin dolu outrigger mücadelelerinden nefes kesen görüntüler…

Aşağıda yokuş aşağı iniş için özel tasarlanmış bir bisikletin test sürüşünü izleyeceksiniz. Bisikletin maruz kaldığı darbeler ve bisikletçinin maruz kaldığı adrenalini bu muhteşem kamera açısıyla iliklerinizde hissedeceğinizden eminiz.

Ormanların içinden, dik dağ yamaçlarından ya da kayalıklardan aşağı doğru inen patikalarda zamana karşı yapılan -downhill mountain biking- yokuş aşağı dağ bisikleti sürüşü, tahmin edebileceğiniz gibi denge, hız ve son derece çeviklik isteyen oldukça kırıcı bir spor.

Yokuş aşağı dağ bisikleti sürüşü için  özel tasarlanan bu bisikletlerde son derece dayanıklı orta ve ön süspansyonlar yer almakta. Sağlamlık ve dengenin ön planda olduğu bu özel bisikletlerin ağırlığı günümüzde 25 kg’ye kadar çıkabiliyor. Hafifliğin makbul olduğu yol bisikletleri ve cross – country ya da her yerde görebileceğimiz standart dağ bisikletleri ile karşılaştığında bu ağırlık oldukça fazla. Bu özel tasarım bisikletler için bir nevi motorsuz cross motorsikleti diyebiliriz.

İzlanda’da bulunan Eyjafjallajökull (okunuşu: Ayyafyadlajovkul) Yanardağı 14 Nisan’da patladığından beri özellikle Avrupa’da basının ve halkın gündeminden düşmedi.

Mart ayında güçlü bir şekilde yeniden aktive olan, aslında İzlanda’nın pek de büyük yanardağlarından biri sayılamayacak Eyjafjallajökull, sadece Avrupa’nın değil bağlantılı uçuşlar yüzünden neredeyse tüm dünyanın hava yolu trafiğini günlerce felce uğrattı, milyarlarca Avro zarara yol açtı.

Eyjafjallajökull’un yeniden aktive olması, getirdiği felaketlerin yanında bir doğa olayı olarak değerlendirildiğinde ise tabiatın muhteşem gücü ve olağanüstü çarpıcı görselliğini bizlere tüm çıplaklığı ile sunmakta.

Sizlerle bu muhteşem doğa olayından kareler paylaşmak istedik:

e25_23048757

e23_23062335

e04_23046955

e01_23056097

e02_23042795

e30_23073889

Kaynak: http://www.boston.com

screenshot.40

11 Nisan Pazar günü başlayan 46. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu dün (18 Nisan Pazar) sona erdi.

Bireysel klasmanda TUR’u ISD – NERI takımından Giovanni Visconti kazanırken, takımlar genel klasmanında da ISD – NERİ ekibi 98 saat 16 dakika 45 saniyelik performansları ile Cofidis takımının yaklaşık 1 dakika önünde galibiyete ulaştı. Üçüncülüğü kazanan takım ise Cofidis’in toplamda 1 saniye kadar gerisinde kalan Columbia oldu.

Columbia yarışçısı Tejay Van Garderen’in ikinciliği aldığı 46. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda üçüncülüğü Cofidis’den Fransız David Moncoutié alırken birinci olan İtalyan sporcu Visconti aldığı bu galibiyet ile kariyerinin ilk tur zaferini de kazanmış oldu.

Finike – Antalya arasında gerçekleştirilen, TUR’un 114 km uzunluğundaki 7 numaralı etabında, bitime 1km kala yaşanan kaza ise herkesin yüreğini ağzına getirdi. Oldukça keskin olan viraja çok hızlı biçimde giren yaklaşık 30 kadar bisikletçiden Columbia takımı yarışçısının hatalı frenajı, birçok bisikletçinin birbirine çarparak viraja yığılmasına sebep oldu. Neyse ki kaza sonucunda ciddi bir biçimde yaralanan olmadı.

kaza

Toboggan, İsviçre Alpleri’nde yapılan kış oyunlarından sonra “skeleton” pistlerindeki karların erimesiyle ortaya çıkan parkurlarda yapılmaya başlanan bir tür eğlence.

Skeleton ülkemizde pek bilinen bir spor olmasa da özellikle sert iklimli İskandinav ülkeleri ve Orta Avrupa’daki kayak merkezlerinde oldukça popüler bir spor. Skeleton’un bir benzeri de “luge” olarak adlandırmakta. Hatırlarsanız, geçtiğimiz aylarda Kanada’da yapılan Kış Olimpiyatları’nda  “luge“de yarışan Nodar Kumaritashvili’nin hayatına mal olan bu tehlikeli ve adrenalin dolu spor manşetlere kadar taşınmıştı.

Toboggan ise luge ve skeleton gibi olimpik bir spor olmaktan ziyade, bir eğlence. Videoda Çin Seddi yakınlarındaki bir parkurda yapılan “turistik toboggan” faaliyetlerinden görüntülere şahit olacaksınız. Aslına bakarsanız çoğumuz bilyeli tahta arabaları biliriz, işte toboggan da çocukluğumuzun bilyeli araçlarının bir benzeri ile tepe aşağı kaymaktan ibaret. Tek farkı durmanız pek de tavsiye edilmiyor. Nedenini izleyince anlayacaksınız… :)

Basketbol malum, Dünya’nın en popüler sporlarından biri. Ancak bu durum çok da uzun sürmeyebilir.  2001 yılında ortaya çıkan SlamBall, basketbolun tahtını sarsacağa benziyor.

SlamBall aslında basketbolla oldukça benzerlik gösteren bir oyun. Amaç topu karşı takımın potasından geçirip sayı yapmak. Buna karşılık oyunun “klasik” basketboldan 2 önemli farkı bulunuyor. Bunlardan birincisi sahada yer alan trambolinler. SlamBall oyununda her yarı sahada 4′er adet trambolin bulunmakta. Bu trambolinler adından da anlaşılacağı gibi smaç yaparak sayı kaydetme amacı üzerine kurulu oyunda, basketbola nazaran seyir zevki ve heyecanını oldukça arttırıyor.

Basketbolla karşılaştırıldığında SlamBall’un diğer önemli farkı ise fauller. Basketbol müsabakalarında yapıldığında teknik faul olarak kabul edilebilecek hatta oyundan diskalifiye olmanıza sebep olabilecek birçok faul -ve daha sert olanları- SlamBall’da serbest. 4 kişiden oluşan iki takımın karşılaşması şeklinde gerçekleşen SlamBall müsabakalarının süresi ise 4 adet 5 dakikalık çeyrekten ibaret.


Para-Skiing yepyeni bir spor dalı; parachute (paraşüt) ve skiing (kayak) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuş olan bu kelime çoğumuza oldukça yabancı gelecektir.

Biraz açıklayalım… Aramızdan adrenalin bağımlısı olanlar ya da ekstrem spor meraklıları mutlaka yamaç paraşütü spordundan haberdarlardır. Ülkemizde tatil yörelerinde özellikle Fethiye’de çok popüler olan bu sporun kayak sporu ile birleştirilmiş hali diyebileceğimiz para-skiing son derece ilginç ve heyecan verici bir spor dalı.

Peki, para-skiing yapmak için ihtiyacımız olan şeyler neler? Öncelikle cesaret! :) Bunun yanında yamaç paraşütü sporuna uygun bir paraşüt ve kayak takımları.

Adından da anlayacağınız gibi yükseklik faktörünün yanında para-skiing‘de hesaba katılması gereken bir diğer nokta, seçtiğiniz parkurdaki kar durumu. Zira yüzlerce metre yüksekten ayağınızda kayak takımlarınız tepelere paralel süzülürken altınızda çıplak kayalıkları görmek, isteyeceğiniz son şey olacaktır.

İşte bu heyecan dolu spor dalına ilişkin videomuz:

Paraskiing on the Eiger in Switzerland from Matt P on Vimeo.

Anthill Films adrenalin sporlarının en önemlilerinden dağ bisikleti videoları çeken bir şirket. Aslında şirket demek çok doğru olmaz çünkü bir bisiklet birliği demek daha doğru. Yüksek görüntü kalitesi ile çektikleri ekstrem videolar ile ünlenen bisikletçiler 2010 baharı için bir film hazırlıyorlar. Filmin adı ise Follow Me!

anthill-films

Peki bu adamlar ne yapıyor diye soracak olursanız.  Bu adrenalin bağımlıları insan doğasını ve titanyum bisikletlerini gerçekten zorluyorlar. Gerçekleşmesi zor çekim teknikleri ile gerçekten kaliteli bir iş çıkarıyorlar. Aşağıda hazırlanmakta olan filmin kamera arkası görüntülerinden oluşan ufak bir fragman izleyebilirsiniz.

Bisikletçiler: Brandon Semenuk, Brendan Faircough, Geoff Gulevich, Cam McCaul, Darren Berrecloth, Kurt Sorge, Matt Hunter, Thomas Vanderham

Bisikletçiler bu filmde dağ bisikletinde serbest iniş, slalom, yüksek zıplayış gibi zor hareketleri doğal parkurlarda gerçekleştiriyorlar. Gerçekten muhteşem bir film olacağa benziyor…

www.anthillfilms.com

Adrenalin denince genelde aklımıza ekstrem sporlar geliyor. Paraşüt, kano, bisiklet bunlardan sadece bazıları ancak bazıları her zaman daha fazla adrenaline ihtiyaç duyabiliyor. Buna adrenalin bağımlılığı , rekor kırma dürtüsü ve biraz da çılgınlık eklenince iş cidden uç noktalara ulaşabiliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri Havacılık Kulübü üyesi olan Nasr Al Niyadi ve Omar El Hegalen base jump’ta ortada rekor bırakmamaya yeminli iki adrenalin bağımlısı ve bu çılgın ikili geçtiğimiz günlerde ne kadar ciddi olduklarını dünyanın en yüksek kulesinden yaptıkları  (Burj Khalifa) atlayış ile gösterdiler.

Base Jump nedir? Sporcuların sabit olan bir yerden yani (uçak atlayışı dışında) muhtemelen bir kuleden ya da dağdan paraşütle yaptıkları atlayışa deniyor. Unutmadan belirtelim kulenin yüksekliği 828 metre.

Peki burdan atlarsanız ne kadar hıza ulaşırsınız? 1 dakikadan az sürede 220 km/s hız sizin için yeterli olur galiba. Ancak eğer siz de atlamak isterseniz özel izine ihtiyacınız var bunu unutmayın.

Aşağıda bu çılgın atlayışı izleyebilirsiniz.