Bridgestone Ar-Ge departmanı, önümüzdeki dönemde çok popüler olması beklenen e-book reader pazarına yönelik geliştirdiği prototipi tanıttı. Continue reading »
Endeavour Uzay Mekiği’nin geçtiğimiz günlerde uzaya başarıyla fırlatılmasıyla tekrar gündeme gelen Uluslararası Uzay İstasyonu; Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Rus Federal Uzay Ajansı (ROSCOSMOS), Japon Uzay Ajansı (JAXA), Kanada Uzay Ajansı (CSA) ve Avrupa Uzay Ajansı çatısı altında , Almanya, Fransa ve İngiltere gibi 10 farklı Avrupa ülkesinden bilim adamlarını da içinde bulunduran ortak bir projedir. Bu proje çerçevesinde bugüne kadar 16 ulustan astronotlar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda çalışımalarda bulunmuşlardır.

Yerden yaklaşık 350 km yükseklikte, ortalama saatte 27.800 km’lik inanılmaz bir hızda ilerlemekte olan Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya’dan da çıplak gözle görülebilmektedir.
Aşağıdaki videoda Amerikalı astronotlar bizleri Soyuz’dan başlayarak Uluslararası Uzay İstasyonu’nda unutulması güç bir gezintiye çıkartıyorlar.
Polaroid fotoğraf makineleri uzun zamandır ortalarda göremiyoruz. Bazen kalabalık yerlerde eski fotoğrafçı oldukları belli olan yaşlı amcaların elinde bu makineyi görürüz ama artık çok fazla da dikkatimizi çekmez. Çünkü d-slr makinemiz iso’yu 1600′e çıkarabilmekte, 50 mm’de diyafamı 1,4′ e kadar getirebilmekteyiz.
Ne gerek var o eski püskü sert köşeli polaroid makinelere…
Diyafram ya da enstantene ile oynayarak farklı fotoğraflar çeksek de aslında polaroid makineleri herkes sever. Çümkü kuru baskı tekniği ile çekilen fotoğrafları anında elimize alabiliriz. Üstelik 19 inç monitörlerimiz karşısında radyasyona maruz kalmak zorunda olmadan. Genelde polaroid fotoğrafları hoş bir nostalji katar.

Öldüğünde arkasında 533 patent, 14 fahri doktora, 37 madalya bırakmış olan ünlü mucit Edwin Land kızının çekilen fotoğrafları anında görmek istemesi dolayısıyla bu aleti icat etmiştir. 1948′te siyah beyaz ilk makine üretilir ancak ilk renkli anında fotoğraf makinesinin üretilmesi 1963-64 yıllarını bulur. 70′li yıllarda patlama yapan alet her ne kadar çağının birkaç gömlek ilerisinde olsa bile 1991 de dijitalleşmeye dayanamaz.
Bazı polaroid fotoları için tıklayın!
2010 yılına geldiğimizde ise sevindirici bir haber alırız. Geçtiğimiz ay Consumer Electonics Show’da The Polaroid PIC 1000 ile tanışırız.

Polaroid makine meraklılarına duyurulur; fiyat 100$’dan daha az olması bekleniyor ve yeni makine için ayrıca Polaroid Color 600 filmlerinden alınması gerekiyor. Makine ve filmlerin fiyatı resmi olarak ilan edilmese de umuyoruz ki çok pahalı olmaz…
Uzun zamandır merakla beklenen iPad çıktı. Steve Jobs’un katılımı ile San Francisco’da tanıtımı yapılan yeni Apple tablet bilgisayarı büyük ilgi çekti. Yeni versiyon tablet bir bilgisayar olan yeni ürünün isminin iSlate olması bekleniyordu. Ancak işte karşınızda yeni iPad:

0.5 inch inceliğineki iPad, 600 gram ağırlığında ve ekranı oldukça geniş olarak tasarlanmış, tam 9,7 inch. Tamamen dokunmatik bir ekrana sahip olan iPad’in hafızası 64 GB’a kadar destekleniyor. 1 GHZ Apple A4 işlemciye sahip olan alet çok fonksiyonlu bir araç. Şöyle ki; oyun oynamaktan, e-kitap okumaya, internetten müziğe kadar birçok özelliği bulunuyor.

iPad’in önemli özelliklerinden birisi de iBooks uygulaması. Artık kitapçıdan kitap alır gibi elektronik kitap okuyabileceksiniz. Tabii kağıdın kokusu, elinizde kitap tutma hissiyatını ne kadar bırakırsınız bilinmez ama gelecekte basılı meteryallerin de dijitalleşeceği su götürmez bir gerçek. Üstelik iPad’de yazı tipini değiştirebilir, animasyon ile sayfa çeviriyor gibi hissedebilirsiniz ancak gerçek bir kitabın yerini tutması şu anda mümkün değil gibi. Şu anda teknoloji severlerin çok ilgisini çekebilir. Ancak tüm kitapların dijitalleşmesi için birkaç sene daha beklemek gerekecek. Teknoloji öyle bir hızla hayatımıza nüfuz ediyor ki kimbilir belki de kitaplar 50 -60 sene sonra antika niyetine satılacaklar. İnsanoğlu sevinse mi üzülse mi bilemeyiz tabii ama yeni çağa uyum sağlamaktan başka elimizden birşey gelmiyor. Vapurda iPad’ini çıkarmış ve canlı olarak haber okuyan birilerini gördüğümüzde galiba o zaman bize daha normal gelecek.
3G internet bağlantılı, belki de bir süre sonra elimiz ayağımız haline gelecek olan iPad’in fiyatı satışa sunulduğunda 500$’dan 900$’a kadar esneyecek. Tüm dünyada WiFi teknolojili iPadler 60 gün sonra, 3G teknolojili iPad’ler ise 90 gün sonra satışa sunulacak.
Bazıları için devrim niteliğinde olan araç bazıları içinse beklentileri karşılamayan, şişirilmiş bir tüketim malı. İlk başta belki yadırgayacağız, gereksiz bulacağız ve hatta pahalı gelecek ancak ilerde hepimizin bu tür araçları kullanması çok olası.
Bekleyelim ve teknoloji, medya ve internet konusunda daha ne kadar ilerleyeceğimizi görelim. Evet, gerçekten çok ilginç bir gelecek bizleri bekliyor…
iPad hakkında daha detaylı bilgi alabilmek için tıklayın!
Bildiğiniz gibi dünyada petrol azalıyor çevre sorunları alarm veriyor. Birçok firma ve kuruluş dünyaya hassas davranmasa da otomobil üreticeleri artık daha duyarlılar. Daha önceden haberini verdiğimiz çevreci otomobillere bir yenisi daha ekleniyor. Üstelik Opel bu yeni aracı hakkında çok iddialı. Opel‘in yeni modeli Ampera elektrikle çalışıyor ve tam 500 km menzile sahip…

Ampera’nın güç kaynağı tamamen elektirik. GM Avrupa Sorumlusu Alain Visser Ampera’yı “Opel; Ampera’yla birlikte, müşterilerine yüzlerce kilometre boyunca sürekli olarak elektrikli sürüş deneyimi yaşatacak ilk Avrupalı otomobil üreticisi olacak” diye tanımlıyor.
Ampera 60 km’lik menzilde standart 230 volt standart priz ile şarj ediliyor ve yalnızca bir adet lityum iyon pile ihtiyaç duyuyor. Daha uzun mesafelerde ise küçük ve içten yanmalı bir motor yeterli elektiriği üretebiliyor. Akünün tamamı tüketildiği zaman bu küçük motor-jenaratörden gelen elektirk ile menzil 500 km’ye kadar çıkabiliyor. Bu da şehir içi kullanım için gayet yeterli görünüyor.

Opel Almera’nın öne çıkan özeliklerinden birisi ise 0-100 km/s’nin 9 saniye olması ve maksimum hızın 160 km’ye kadar çıkabilmesi. Elektirkli bir otomobil için gayet yeterli görünüyor. 115 beygir güç üretebilen motorun ise Avrupa’da şehir içi kullanımda birçok kullanıcıyı kendine çekmesi bekleniyor.
İlk kez Cenevre Otomobil Fuarı 2009′da konsept olarak çıkarılan Almera’nın 2011 sonunda seri üretime geçmesi planlanıyor ve eğer siz de çevreci teknolojilere meraklı iseniz aracı sitesinden incelemek için tıklayın.
Aracın İngilizce tanıtım videosunu ise aşağıda izleyebilirsiniz.
Adrenalin bağımlıları bilir; atlayış, dağ bisikleti, rüzgar sörfü gib ekstrem sporlar yaparken kayıt almak çok zordur. Hem aşırı titremenin yarattığı vibrasyon hem de aletin kullanılması kayıdı bozar. Ancak Vholdr markasının çıkardığı Contour giyilebilir kamera, hangi sporu yaparsanız yapın mükemmel kayıt almayı garanti ediyor.

Koruyucu gözlük ile koruyucu kaska sabitlenmiş kamera ile ister atlayış yapın isterseniz ise iniş bisikleti kullanın.
Genelde birincil kişi kameralar yüksek teknoloji ürünü ve kullanması zor kameralardır. Ancak yeni çıkan giyilebilir kameralar ile hızlı hareketler ya da zor koşullar gibi konular tarihe karışıyor.Kamera gerçekten çok işlevsel çünkü dünyanın en küçük giyilebilir HD kamerası ve en yüksek kalitede GB başına 30 dakika kayıt gerçekleştirebiliyor. Kamera 720p çözünürlüğünde HD video kaydedebiliyor ve maksimum 16 GB’lik hafıza kartını destekliyor. Kameranın bir diğer özelliği ise 135 derecelik açı ile 8 saat kesintisiz kayıt yapabilmesi…
Kameranın ne kalitede çektiğini görmek isterseniz aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz…
Kamera gözlüğe, kasklara, bisiklet gidonuna, arabaya monte edilebiliyor. Üstelik fiberglass ve su geçirmez özelliklere sahip. Pili de 2 saatte tam dolan kamera adrenalin bağımlılarının anılarını ölümsüzleştirmeleri için mükemmel bir araç.
Kamerayı incelemek, çekilen videolara göz atmak için tıklayın.
Sizde duvara bağlı olmaktan sıkılanlardan mısınız?
Örneğin evin uç bir köşesindesiniz ve elektrikli süpürgenizin kordonu ile oralara ulaşamıyorsunuz. Uzatma kablosunun makinenin içinde değil de duvarda zaten uzun bir prizinizin olduğunu düşünün. Sizce de işlevsel değil mi?

1.5 metrelik kablosu ile tasarımcı Meysam Movahedi’nin uzayan prizi gerçekten çok işlevsel. Siz duvara gitmeyin, duvar size gelsin…
İşte evlerimizde görmek istediğimiz pratiklik, evin heryerinde üçlü beşli uzatma kablolarından sıkılanlar için…
Teknoloji delisi yakın bir arkadaşınıza sıradışı bir hediye almak ister miydiniz? Yeni tasarlanan ve 3 boyutlu çalışmalarda büyük kolaylık sağlaması beklenen bir bilgisayar faresi üretildi…

Tasarımcıların ve prodüksyon ile alakalı çalışan kişilerin ilgi gösterdiği fare’nin yapılan işe göre belirli modelleri mevcut.

Kullanış normal bilgisayar kullanıcıların zorlanacağı cinsten olabilir. Ancak önümüzdeki yıllarda bu farenin yaygınlaşacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Ürünleri incelemek ya da sipariş vermek için; www.3dconnexion.com
İşte görenlerin keşke benim de evimde olsa diyebileceği bir bilgisayar. 1958 tarihli, Richard Whipple ve Severin Jonassen imzalı Philco TV(Predecta)’den etkilenen tasarım turuncu renkte ve retro sevmeyenleri bile cezbedecek bir potansiyelde. Daktilodan esinlenilen klavyesi ise eskiden olduğu gibi ses çıkarmasa da gayet hoş bir görünüme sahip.

Schultz Design Studio tarafından hazırlanan tasarım ve versiyonlarını keşke ofislerimizde de görebilsek ve ilham alsak…( ayrıca sitede şirketin birçok ürün için yaratmış olduğu tasarımları da bulabilirsiniz. Sipariş verip vermemek size kalmış!
Bu tasarım bilgisayar ile ilgili videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.
Philco PC from Dave Schultze on Vimeo.
Hepimiz cep telefonlarımızı kullanırken online fatura ödemeler, video izleme gibi birçok özelliği kullanıyoruz. Peki ya cep telefonunuzun Pos makinesi olarak kullanıldığını düşünür müydünüz?
Evet şaşırtıcı ama gerçek…

İmzanızı elektronik olarak atmaya ne dersiniz?

Güvenlik mi? Evet tabii ki o da düşünülmüş. Yani kredi kartınızı ya da cep telefonunuzu çaldırdığınızda birisi bu alet ile alışveriş yapamaz çünkü sistemde bir de fotoğranfınız mevcut ve garson ya da hesabı kesen kişi bu fotoğraf ile işlemi kontrol ediyor…

Türkiye’de bu teknolojiyi ne zaman görürüz bilinmez ama 10 saniyede gayet hızlı bir şekilde hesap ödeyebilmek güzel olsa gerek…













En son yorumlar