Uzun süredir beklenen yeni Nokia Communicator cihazı N9′un resimleri birkaç ay önce internete düşmüş olsa da, teknoloji blogger’ları bu resimlerin gerçekliğinden pek emin olamamışlardı.

Bugüne gelindiğinde artık aylar öncesinden resimlerini gördüğümüz “şey”in gerçek bir Nokia N9 olduğundan eminiz. En azından bu resimleri yayınlayan Engadget emin.

İşte, içinde yeni işletim sistemi MeeGo’yu barındıran sürgü kapaklı N9′un Apple Macbook Pro’ya benzerliğiyle dikkat çeken resimleri.

screenshot.728

screenshot.729

screenshot.730

Apple Macbook Pro’nun ekranında Nokia N9

ford

Ford geçtiğimiz günlerde yeni geliştirmiş olduğu araç içi iletişim sistemini basına tanıttı.

Yeni nesil Ford’lar SYNC ve MyFord adı verilen iki sistem vasıtası ile telefonunuza gelen SMS’leri bluetooth üzerinden iletişim kurarak okuyabiliyorlar. Buraya kadar yeni birşey yok. “Başka araç üreticileri de benzer teknolojileri son kullanıcılara sunuyor zaten” dediğinizi duyar gibiyiz. Fakat Ford’un geliştirdiği sistem sadece SMS’leri okumakla kalmıyor.

MyFord sayesinde adeta aracınızda bir sekreter varmış ve ona yazması gerekenleri dikte ediyormuş gibi gönderilmesini istediğiniz mesajı yazdırabilirsiniz. Sistem sesinizi tanıyarak cümlelerinizi otomatik olarak yazıya geçirmek ve SMS’inizi istediğiniz yere cep telefonu şebekesi üzerinden iletmek üzere tasarlanmış.

Bu yeni teknolojinin tek dezavantajı ise şimdilik sadece yeni nesil Blackberry telefonları destekleyecek olması.

ipod shuffle

Bugün internete düşen resimler teknoloji ve gadget bloglarında bomba etkisi yarattı.

Acaba resimde görülen yeni iPod Shuffle mı? Yoksa iPod Nano mu?

Aslında bu tip dedikoduların çıkması Apple hayranları ve teknoloji blogu yazarlarının hem merakla beklediği hem de alışık olduğu birşey.

Biliyorsunuz, Apple ne zaman yeni bir ürün piyasaya sürecek olsa en azından 1 sene öncesinden internette bu adı sanı bilinmeyen yeni ürünün dedikodusu dolaşmaya başlar… Analistler raporlarını yayınlar, önemli hammadde tedarikçilerinin stokları takip edilir. Birçok haberci bu “x” ürünün ilk resimlerini çekebilmek için muhabirlik yeteneklerini sonuna kadar zorlar.

3 cm x 3 cm boyutlarındaki bu minik dokunmatik ekranlı ürün, iddialara göre Apple tarafından üretilen yeni nesil iPod’lardan biri. Hatta resmi yayınlayan sitede yazılanlara göre üzerinde Apple logosu bile bulunmakta.

Resimdeki gelecek nesil iPod olsun ya da olmasın, yeni bir Apple ürününün dedikoduları her zaman için heyecan verici…

İlk kez piyasaya sürüldüğü 2007 yılından bu yana dünyada 50 milyonun üzerinde satış rakamına ulaşan Apple’ın ikon ürünlerinden iPhone’un 4. nesil modeli tanıtıldı.

screenshot.359

Apple’ın her sene haziran ayında düzenli olarak gerçekleştirdiği WWDC’de bizzat şirketin yönetim kurulu başkanı Steve Jobs tarafından basın ve ziyaretçilere tanıtılan iPhone 4 büyük ilgi ile karşılandı.

Bir önceki iPhone 3Gs modeli ile kıyaslandığında baştan aşağı yenilenmiş bir akıllı telefon olarak adlandırılabilecek iPhone 4, segmentinin standartlarını yeniden belirliyor.

Yeni iPhone’un öne çıkan özelliklerinden bazıları:

  • Multitasking
  • 5 megapiksel, LED flaşlı kamera
  • HD video kaydetme özelliği
  • Çift kamera ve FaceTime adı verilen görüntülü konuşma fonksiyonu
  • Önceki modelden 4 kat daha fazla piksel içeren Retina Display
  • iOS adı verilen yeni nesil işletim sistemi.
  • Geliştirilmiş hareket sensörleri

iPhone’un yeni tasarımı önceki modellerde olduğu gibi Apple’ın baş tasarımcısı Jonathan Ive’in minimalist çizgilerini taşıyor.

screenshot.361

Ive, yeni iPhone’un ön ve arka panelinde esnek cam malzeme kullanırken, telefonun etrafını kaplayan çerçeveyi tasarlarken de yine Apple’a has çelikten 5 kat daha sağlam özel bir alaşımdan yararlanmış. Telefonun darbelere karşı çok daha dayanıklı olmasını sağlayan bu kasa aynı zamanda iPhone 4′ün tüm antenlerini barındırıyor.

Konuşma ve bekleme süresinde de boyutu %40 büyütülen pil sayesinde önemli gelişmeler sağlanan iPhone 4, Apple’ın kendi ürettiği 1 ghz işlemci sayesinde multitasking yapmakta da hiç zorlanmıyor.

iPhone 4, 24 Haziran’da ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya’da satışa sunulacak. Yeni iPhone’un ülkemizde eylül ya da önümüzdeki aralık ayında satışa sunulması bekleniyor.

screenshot.360

Elektronik devi Sony popüler oyun konsolu PlayStation 3 için geliştirmiş olduğu “Move” isimli kablosuz controller sistemini tanıttı.



PlayStation Eye adı verilen kameranın ve Bluetooth sinyallerinin yardımı ile konsolla iletişim kuran “Move” USB bağlantısından şarj olan Lithium-Ion pille çalışıyor.

Move“u PlayStation için bir controller platformu olarak konumlandırmak isteyen Sony “Move Sub” adını verdiği diğer bir controller ile de oyun deneyimini zenginleştiriyor. “Move Sub” klasik PS3 controller’ındaki yön düğmesi, L1, L2, L3, X, O tuşlarını destekleyen kablosuz ve son derece ergonomik gözüken bir kumanda.

psmove

Fiyatlandırması ise başlangıç için PS Eye, Move Motion Controller, ve bir oyunla birlikte Amerika’da 100$’ın altında olarak duyuruldu. Ürünün piyasaya çıkışı ise 2010 yılının 3. ve 4. çeyrekleri olarak belirlenmiş durumda.

Basına tanıtıldıkları günden beri sürekli karşılaştırılan PlayStation3 ve Nintendo Wii ne kadar farklı kitlelere hitap eden ürünler de olsalar, iş satış rakamlarına gelince ortalığın kızışacağı belliydi. Nitekim, Nintendo Wii uygun fiyatı ve kablosuz controller’ları ile oyun konsolu piyasasında  bir devrim yarattı. 2006 yılında bir ay arayla piyasaya sunulan 2 oyun konsolundan PlayStation 3 2010 yılına kadar yaklaşık 34 milyon adet satılırken Nintendo Wii aynı süre içerisinde yaklaşık 68 milyon adetlik inanılmaz bir satış rakamına ulaştı.

Bakalım bu yeni ürünüyle Sony, PlayStation 3 satışlarında istediği rakamlara ulaşabilecek mi?

Bridgestone Ar-Ge departmanı, önümüzdeki dönemde çok popüler olması beklenen e-book reader pazarına yönelik geliştirdiği prototipi tanıttı. Continue reading »

Endeavour Uzay Mekiği’nin geçtiğimiz günlerde uzaya başarıyla fırlatılmasıyla tekrar gündeme gelen Uluslararası Uzay İstasyonu; Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Rus Federal Uzay Ajansı (ROSCOSMOS), Japon Uzay Ajansı (JAXA), Kanada Uzay Ajansı (CSA) ve Avrupa Uzay Ajansı çatısı altında , Almanya, Fransa ve İngiltere  gibi 10 farklı Avrupa ülkesinden bilim adamlarını da içinde bulunduran ortak bir projedir. Bu proje çerçevesinde  bugüne kadar 16 ulustan astronotlar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda çalışımalarda bulunmuşlardır.

iss1

Yerden yaklaşık 350 km yükseklikte, ortalama saatte 27.800 km’lik inanılmaz bir hızda ilerlemekte olan Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya’dan da çıplak gözle görülebilmektedir.

Aşağıdaki videoda Amerikalı astronotlar bizleri Soyuz’dan başlayarak Uluslararası Uzay İstasyonu’nda unutulması güç bir gezintiye çıkartıyorlar.

Polaroid fotoğraf makineleri uzun zamandır ortalarda göremiyoruz. Bazen kalabalık yerlerde eski fotoğrafçı oldukları belli olan yaşlı amcaların elinde bu makineyi görürüz ama artık çok fazla da dikkatimizi çekmez. Çünkü d-slr makinemiz  iso’yu 1600′e çıkarabilmekte, 50 mm’de diyafamı 1,4′ e kadar getirebilmekteyiz.

Ne gerek var o eski püskü sert köşeli polaroid makinelere…

Diyafram ya da enstantene ile oynayarak farklı fotoğraflar çeksek de aslında polaroid makineleri herkes sever. Çümkü kuru baskı tekniği ile çekilen fotoğrafları anında elimize alabiliriz. Üstelik 19 inç monitörlerimiz karşısında radyasyona maruz kalmak zorunda olmadan. Genelde polaroid fotoğrafları hoş bir nostalji katar.

paloroid

Öldüğünde arkasında 533 patent, 14 fahri doktora, 37 madalya bırakmış olan ünlü mucit Edwin Land kızının çekilen fotoğrafları anında görmek istemesi dolayısıyla bu aleti icat etmiştir. 1948′te siyah beyaz ilk makine üretilir ancak ilk renkli anında fotoğraf makinesinin üretilmesi 1963-64 yıllarını bulur. 70′li yıllarda patlama yapan alet her ne kadar çağının birkaç gömlek ilerisinde olsa bile 1991 de dijitalleşmeye dayanamaz.

Bazı polaroid fotoları için tıklayın!

2010 yılına geldiğimizde ise sevindirici bir haber alırız. Geçtiğimiz ay Consumer Electonics Show’da The Polaroid PIC 1000 ile tanışırız.

paloroid2

Polaroid makine meraklılarına duyurulur; fiyat 100$’dan daha az olması bekleniyor ve yeni makine için ayrıca Polaroid Color 600 filmlerinden alınması gerekiyor. Makine ve filmlerin fiyatı resmi olarak ilan edilmese de umuyoruz ki çok pahalı olmaz…

Uzun zamandır merakla beklenen iPad çıktı. Steve Jobs’un katılımı ile San Francisco’da tanıtımı yapılan yeni Apple tablet bilgisayarı büyük ilgi çekti. Yeni versiyon tablet bir bilgisayar olan yeni ürünün isminin iSlate olması bekleniyordu. Ancak işte karşınızda yeni iPad:

ipad1

0.5 inch inceliğineki iPad, 600 gram ağırlığında ve ekranı oldukça geniş olarak tasarlanmış, tam 9,7 inch. Tamamen dokunmatik bir ekrana sahip olan iPad’in hafızası 64 GB’a kadar destekleniyor. 1 GHZ Apple A4 işlemciye sahip olan alet çok fonksiyonlu bir araç. Şöyle ki; oyun oynamaktan, e-kitap okumaya, internetten müziğe kadar birçok özelliği bulunuyor.

ipad3

iPad’in önemli özelliklerinden birisi de iBooks uygulaması. Artık kitapçıdan kitap alır gibi elektronik kitap okuyabileceksiniz. Tabii kağıdın kokusu, elinizde kitap tutma hissiyatını ne kadar bırakırsınız bilinmez ama gelecekte basılı meteryallerin de dijitalleşeceği su götürmez bir gerçek. Üstelik iPad’de yazı tipini değiştirebilir, animasyon ile sayfa çeviriyor gibi hissedebilirsiniz ancak gerçek bir kitabın yerini tutması şu anda mümkün değil gibi. Şu anda teknoloji severlerin çok ilgisini çekebilir. Ancak tüm kitapların dijitalleşmesi için birkaç sene daha beklemek gerekecek. Teknoloji öyle bir hızla hayatımıza nüfuz ediyor ki kimbilir belki de kitaplar 50 -60  sene sonra antika niyetine satılacaklar. İnsanoğlu sevinse mi üzülse mi bilemeyiz tabii ama yeni çağa uyum sağlamaktan başka elimizden birşey gelmiyor. Vapurda iPad’ini çıkarmış ve canlı olarak haber okuyan birilerini gördüğümüzde galiba o zaman bize daha normal gelecek.

3G internet bağlantılı, belki de bir süre sonra elimiz ayağımız haline gelecek olan iPad’in fiyatı satışa sunulduğunda 500$’dan 900$’a kadar esneyecek. Tüm dünyada WiFi teknolojili iPadler 60 gün sonra, 3G teknolojili iPad’ler ise 90 gün sonra satışa sunulacak.

Bazıları için devrim niteliğinde olan araç bazıları içinse beklentileri karşılamayan, şişirilmiş bir tüketim malı. İlk başta belki yadırgayacağız, gereksiz bulacağız ve hatta pahalı gelecek ancak ilerde hepimizin bu tür araçları kullanması çok olası.

Bekleyelim ve teknoloji, medya ve internet konusunda daha ne kadar ilerleyeceğimizi görelim. Evet, gerçekten çok ilginç bir gelecek bizleri bekliyor…

iPad hakkında daha detaylı bilgi alabilmek için tıklayın!

Bildiğiniz gibi dünyada petrol azalıyor çevre sorunları alarm veriyor. Birçok firma ve kuruluş dünyaya hassas davranmasa da otomobil üreticeleri artık daha duyarlılar. Daha önceden haberini verdiğimiz çevreci otomobillere bir yenisi daha ekleniyor. Üstelik Opel bu yeni aracı hakkında çok iddialı. Opel‘in yeni modeli Ampera elektrikle çalışıyor ve tam 500 km menzile sahip…

323_20090306154629390_Opel-Ampera-EV-1

Ampera’nın güç kaynağı tamamen elektirik. GM Avrupa Sorumlusu Alain Visser Ampera’yı “Opel; Ampera’yla birlikte, müşterilerine yüzlerce kilometre boyunca sürekli olarak elektrikli sürüş deneyimi yaşatacak ilk Avrupalı otomobil üreticisi olacak” diye tanımlıyor.

Ampera 60 km’lik menzilde standart 230 volt standart priz ile şarj ediliyor ve yalnızca bir adet lityum iyon pile ihtiyaç duyuyor. Daha uzun mesafelerde ise küçük ve içten yanmalı bir motor yeterli elektiriği üretebiliyor. Akünün tamamı tüketildiği zaman bu küçük motor-jenaratörden gelen elektirk ile menzil 500 km’ye kadar çıkabiliyor. Bu da şehir içi kullanım için gayet yeterli görünüyor.

2007 Chevrolet Volt Concept

Opel Almera’nın öne çıkan özeliklerinden birisi ise 0-100 km/s’nin 9 saniye olması ve maksimum hızın 160 km’ye kadar çıkabilmesi. Elektirkli bir otomobil için gayet yeterli görünüyor. 115 beygir güç üretebilen motorun ise Avrupa’da şehir içi kullanımda birçok kullanıcıyı kendine çekmesi bekleniyor.

İlk kez Cenevre Otomobil Fuarı 2009′da konsept olarak çıkarılan Almera’nın 2011 sonunda seri üretime geçmesi planlanıyor ve eğer siz de çevreci teknolojilere meraklı iseniz aracı sitesinden incelemek için tıklayın.

Aracın İngilizce tanıtım videosunu ise aşağıda izleyebilirsiniz.

Şu sıralarda GM Motors yaptığı açıklamada Opel’in zor günler geçirdiğini ve küresel kriz dolayısıyla eleman çıkarmak zorunda olduğunu belirtti ancak Opel teknoloji üretmeye devam ediyor. Bakalım 2010 yılı Opel’e ve dünyaya neler getirecek? Hep beraber göreceğiz…